İş Yaşamında Doğal Mentorlar

Mentorluk için; “İşbirliği içinde, öğrenme süreci” diyebiliriz. Tecrübeli bir birey, daha az tecrübeli bir bireye rehberlik eder. Özellikle işe yeni alınan personelin uyum ve yetkinlik geliştirme sürecinde kurum kültürünü ve kurumda o işin nasıl yapıldığına dair bilgiyi kişiye aktarır. İlk işe başladığımda oldukça meraklı, bir o kadar da heyecanlıydım. Bir an önce kuruma katkı sağlamak istiyordum. Kendi yetkinliklerimi ortaya koymak için de yanıp tutuşuyordum. İlk gün, şefim beni tek tek çalışma arkadaşlarımla tanıştırdı. Yalnızca kendi bölümümü değil, tüm birimleri ve çalışanları da öğenmem gerekiyordu. Departmanları dolaşırken, şefim tanıştırdığı kişiler hakkında bir yandan beni aydınlatıyordu. Örneğin:” Nezaket hanıma dikkat et. Aslında hiç de adı gibi biri değildir.” “ Ahmet Bey; sana yakın görünür ama arkandan kuyu kazar… “ ”Sevil Hanım da her zaman bize destek olur.” Birkaç hafta sonra bizim ekipten Erdal Bey da, öğle yemeklerinde yanıma oturup kurumla ilgili çeşitli tecrübelerini ve anılarını aktarmaya başlamıştı bile. Pek çok hikayede kıssa dan hisse çıkartıp o konularda uyarmıştı; “Sana söylenenden fazlasını yapma, yoksa bunlar da görevlerine eklenir…” “Boşuna kendini yorma, burada böyle gelmiş böyle gider…” “Sakın göze batacak şeyler yapma. Bu şirkette başarı hiçbir zaman cezasız kalmaz, vb…” Kurumlarda genellikle size yardımcı olmak isteyen bu kişiler, aslında iyi niyetli ve çok tecrübeli “büyüklerdirinizdir”. İşlerin bildikleri gibi gitmesi adına, yeni gelenleri kuruma adapte etmek için adeta gönüllü mentorluk yaparlar. Mentorluk sistemini gerçekten uygulayan firmalardaki fark ise bu kişinin şirket yönetimi tarafından belirleniyor olması ve mentorluğa ilişkin özel eğitim almasıdır.(Formal Mentor) Ayrıca kurulan sistemde danışanlar (Menteeler ) de eğitim alırlar ve her iki taraf birbirleriyle geliştirdikleri ilişkide belli bir formata ve amaca yönelik hareket ederler. Belki siz de benim gibi büyük hayallerle, katkı sağlayacağınızı düşünerek çalışma hayatınıza başladınız.Daha hiç kimseyi tam olarak tanımadan, işlerin nasıl yürüdüğüne dair deneyim sahibi bile olamadan bir baktınız ki yılların önyargılarıyla donatılmışsınız. Peki, tüm bu yaşananların kime ne faydası var? Elbette yönetilemeyen bilgi akışı ve yönlendirmeler ne çalışana ne de kuruma katkı sağlamıyor. Tam tersi mutsuzluk, eskisinden yenisine tüm çalışanlara bulaşıyor ve işler istenildiği gibi yürümüyor. Yetenekli, kuruma katkı sağlayacak kişiler de en kısa zamanda o şirketi terk ediyor. Sonuç olarak, İşe alım ile başlayan hikâyenin nasıl yürütüleceğini önceden yazmazsanız, kurumun içerisinde sizin için yazacak kişiler her zaman bulunur. Bu nedenle de iş dünyasının lider kuruluşları, etkin insan kaynakları yönetimini en iyi şekilde uygulamaya çalışıyorlar. Oryantasyon (uyum) programları, eğitim, koçluk gibi yöntemlerle herkesin mutlu olacağı, kişisel ve kurumsal hedefleri birleştiren çalışmalar yapıyorlar. Bu çerçevede Mentorluk sistemi de çok önemli ve güçlü bir yönetim aracı; kişilere, kurumlara müthiş katkılar sağlıyor.
İnsana ve gelişimine önem veren kurumların her geçen gün artması dileğiyle, Sevgiler.

Gülhan Berkman Yakar


Yazar Hakkında Detaylar için Tıklayınız...





Copyright © 2015 YİNKAT - Tüm Hakları Saklıdır │ Yeni İnsan Kaynakları Topluluğu